Günümüz şartlarında sağlıklı beslenmek oldukça zor, her geçen gün daha da zorlaşıyor, asıl sorun bunun bilincinde olmamak. Sağlıklı beslendiğimizi düşünürken aslında maalesef bunu başaramıyoruz. Çevre kirliği, ozon tabakasının bozulması, doğanın ve toprağın insan tahribatına uğraması, ambalaj ürünlerinde ki bildiğimiz veya bilmediğimiz kimyasallar, doğru bildiğimiz yanlışlar, sağlığımızı da olumsuz etkiledi. Bunun en temel örneği yediğimiz besinler, sağlıklı sandığımız ama sağlıklı olmayan yiyecek ve içecekler. Biraz daha detaya inecek olup kalıcı hasarlardan bahsedersek Çernobil faciasını örnek verebiliriz.

Çernobil Faciası

Çernobil faciası; 26 Nisan 1986 tarihinde gerçekleşmeye başladı. Başladı çünkü hala etkileri devam ediyor. Sadece çevresine değil tüm dünyayı yok edebilecek büyüklükte bir olaydı. Eğer radyasyon suya karışmış olsaydı tüm Karadeniz ve Marmara denizinde tek bir canlı kalmazdı. Suya karışması engellendi ama toprağa karışmasını engelleyemediler. 34 yıl geçmesine rağmen toprağa sızan radyasyonu hala engelleyemediler ve sızan radyasyonu temizleyemediler. Toprak kendi kendini yenileyen bir varlık olmasına rağmen radyasyonu temizlemekte zorluk çekiyor ve araştırmalara göre ne zaman tamamen temizleneceği konusunda açıklama yapamıyorlar. Radyasyonun toprağa karışmasının en büyük zararı da insanların yediği besinlerin yetişiyor olması. Araştırmalara göre en büyük etkilenen ürün çay oldu. Uzmanlara göre sağlık açısından günde bir bardaktan fazla çay içilmesini sağlıklı bulmuyor çünkü toprakta bulunan radyasyon çaya geçtiği için kanser ve türevleri gibi hastalıklara sebep olabiliyor. Türk halkının çay tiryakiliğini göz önünde bulundurursak ne kadar tehlike arz ettiğini düşünebiliyor musunuz?

Ambalaj Ürünleri

Bunların yanı sıra günlük yediğimiz ambalajlı ürünleri de incelememiz lazım. Her ürünün arkasında içindekiler kısmı mevcut ama kodlanmış kimyasallar var ne yazık ki. Kodlandığı için halkımız da yeterince bilinçli değil. Biraz da kodlanmış içeriklerden bahsetmek istiyorum; Su, şeker (S)* veya früktoz - glikoz şurubu (F)*, ananas suyu konsantresi, asitliği düzenleyici (sitrik asit), kıvam arttırıcı (pektin), aroma vericiler, antioksidan (askorbik asit), renklendirici (beta-karoten). Ve daha halkın içeriğini bilmediği birçok kod var maalesef. Ne kadar bilinçlenirsek o kadar sağlıklı besleniriz. Bu içeriklerin insan sağlığına zararlı olduğunu uzmanlar açıklıyor ve ambalaj ürünlerini daha az tüketmemizi, pazardan aldığımız meyve-sebzeleri bol su ile yıkayıp öyle tüketmemizi tavsiye ediyorlar. Doğru bilinen bir yanlış ise sebze ve meyveleri sirkeli suda bekletmek. Sirke; asetik asit olduğu için sebzelerin kimyasallarını yok ederken vitaminlerini de yok ediyor. Bu sebepten dolayı sağlıklı yaşamanın başlangıcı sağlıklı beslenmekten geçiyor.